Selmihan ŞAHİN ABDULMAJEED & Hatice GÖKOĞLAN Söyleşi

Hatice GÖKOĞLAN SDÜ Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Kimya Mühendisliği Bölümü’nde Yüksek Lisans öğrencileri olarak akademik çalışmalarına başarılı bir şekilde devam etmektedir.

 

Hatice GÖKOĞLAN: Hocam alanınızda toplumsal cinsiyet eşitliğini teşvik etmek ve kadınların akademideki ilerlemesini desteklemek için uyguladığınız ya da uygulandığını bildiğiniz bir örnek girişim veya program biliyor musunuz?

Doç. Dr. Selmihan ŞAHİN ABDULMAJEED: Kadınların akademideki ilerlemesini desteklemek amacıyla birçok önemli girişim ve destek programı bulunuyor. Örneğin, L'Oréal Türkiye - "For Women in Science" (Bilimde Kadınlar İçin) Bursu, kadınların bilimsel kariyerlerinde daha fazla ilerlemeleri için finansal destek sunmaktadır. Daha farklı desteklerde bulunuyor..

Bunun dışında, İsviçre'de post-doktora yaparken University of Geneva tarafından düzenlenen bir programda, doktora ve post-doktora öğrencilerine kadın mentörler atanıyordu. Bu programda, belirli süre boyunca mentörler tarafından farklı konularda eğitimler veriliyordu. Ayrıca, her öğrenci bir mentör tarafından kariyer planlaması konusunda takip edilerek, akademik ve profesyonel gelişimlerine yönelik bireysel rehberlik sağlanıyordu. Bu tür mentörlük programları, kadın araştırmacıların bilimsel kariyerlerinde daha sağlam adımlar atmalarına yardımcı olmaktadır.

Bireysel olarak, hemcinslerimde bazen düşük cesaret ve kendine güven eksikliği gibi durumlarla karşılaştığımda, onları cesaretlendirmek için örnekler veriyor ve yapabileceklerini göstermeye çalışıyorum. Bu tür durumlarda, başarılı örneklerden bahsediyor ve kendilerine olan güvenlerini artırmalarına yardımcı oluyorum. Ayrıca, onlara güçlü yönlerini hatırlatarak, hedeflerine ulaşabilmeleri için gerekli adımları atmalarına destek oluyorum.

 

Hatice GÖKOĞLAN: Bir kız çocuğu halinizden beri size ilham veren kişiler ya da sözler olmuş mudur, bizimle de paylaşır mısınız?

Doç. Dr. Selmihan ŞAHİN ABDULMAJEED:  Evet, kesinlikle! Bana ilham veren ilk isim aslında annemdir. Annem, zorluklara karşı her zaman direncini koruyan, elinden gelenin en iyisini yapan bir kadındı. Onun çalışma azmi ve kararlılığı, bana hayatta ne olursa olsun vazgeçmemek gerektiğini öğretti.

Bunun dışında, lise yıllarımda katıldığım bir kariyer günü etkinliğinde, eczacı bir kadının kariyer yolculuğu hikayesi ve duruşu, bilim dünyasının kapılarını bana açtı. Kendisi, o gün, sadece kariyer hikayesinden bahsetmeyip, cesareti ile neler başardığını gösterdi.  Onun anlatımlarından öğrendim ki, bilimde başarıya giden yol, cesaret ve azimle şekillenir. Bu söz ve onun yaklaşımı, hayatımda büyük bir ilham kaynağı oldu.

Hatice GÖKOĞLAN: Bilim alanında karşılaştığınız en büyük zorluk neydi? Özellikle kadın akademisyen olarak bir engelle karşılaştınız mı?

Doç. Dr. Selmihan ŞAHİN ABDULMAJEED: Bilim alanında karşılaştığım en büyük zorlukları düşündüğümde, kadın akademisyen olarak ciddi bir engelle karşılaştığımı söyleyemem. Ancak yurt dışında yaşadığım tecrübeler sonucunda şunu fark ettim: Türkiye, akademide kadına bakış açısından oldukça ilerlemiş bir konumda. Örneğin, Amerika'da kadınlara erkeklerden daha düşük maaş verilmesi gibi bir durumla karşılaştım. Avrupa'da ise, akademik yetkinliği önemsemeden sırf kadın-erkek eşitliğini sağlamak amacıyla kadın akademisyenlerin işe alımda tercih edilmesi gibi uygulamalara şahit oldum. Bu tür durumlar, eşitlikçi uygulamaların teşvik edilmesi gerektiğini gösteriyor. Buna karşın, Türkiye’de çalışma ortamında daha sağlıklı bir yaklaşım ve eşitlikçi uygulamalar mevcut. Benim görüşüm, bu açıdan Türkiye’nin gerçekten önde olduğu ve daha iyiye giden uygulamalar ile de örnek olacağı yönündedir. Kadınların bilim dünyasında daha fazla yer aldığı, fırsat eşitliğinin sağlandığı bir ortamda, her geçen gün daha güçlü adımlar atacağımıza inanıyorum.

Hatice GÖKOĞLAN: Bilimde kadınların daha fazla lider konumunda olması için nasıl bir yol izlenmeli?

 

Doç. Dr. Selmihan ŞAHİN ABDULMAJEED: Bilimde kadınların daha fazla lider konumunda olması için, özellikle Türkiye’de önemli çalışmalar yapılması gerektiğini düşünüyorum. İlk adım olarak, mentörlük programlarının artırılması büyük bir önem taşıyor. Genç kadın bilim insanlarına, deneyimli akademisyenler tarafından rehberlik edilmesi, onların kariyerlerinde güçlü bir destek sağlayacaktır. Ayrıca, medya aracılığıyla başarılı kadın bilim insanlarının hikayeleri daha fazla yer almalı; böylece genç kızlar ve kadınlar, kendi potansiyellerini keşfetme konusunda cesaretlendirilmelidir.

 

Bir diğer önemli konu ise, kadınların aile ve iş yaşamı arasında dengeyi sağlamak zorunda oldukları gerçeği. Bu denge, birçok kadının liderlik pozisyonlarından uzak durmasına sebep olabiliyor. Bu noktada, kadınların iş gücünde daha güçlü bir yer edinmeleri için gerekli desteklerin ve teşviklerin sağlanması büyük önem taşıyor.